ZÜMER's profileZÜMER - AYPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
4/14/2009 SEVGİLİ ÖĞRENCİLER! YAZ KUR'AN KURSLARI BAŞLADI HAYDİ HERKES EN YAKIN CAMİYE KOŞSUNhttp://www.diyanet.gov.tr/turkish/default.asp BURAYI TIKLA YAYINI İZLE! ALLAH'IN SELAMI,RAHMETİ VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN ... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() 3/8/2009 Konuşulan konu MÜSLÜMAN KİŞİ İNANCINDA NE KADAR SAMİMİ?
Alıntı Konuşulan konu MÜSLÜMAN KİŞİ İNANCINDA NE KADAR SAMİMİ? 2/24/2009 İSLAM'IN İLK EMRİ OKU!!!TÜRK MÜSLÜMANIN YANLIŞ İNANIŞLARI (HURAFELER) : : اتَّبِعُوا مَا أُنْزِلَ إِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِهِ أَوْلِيَاءَ ۗ قَلِيلًا مَا تَذَكَّرُونَ “ Rabbinizden size indirilene uyun.O’nu bırakıp başka dostlara uymayın.Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.(A’raf-3.Ayet) وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ ۖ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ “Peygamber size ne verir(emreder)se onu alın.Size neden men’ederse ondan sakının.Allah’dan korkun.Şüphesizki Allah’ın azabı şiddetlidir.(Haşr-7.Ayet) Kütübüs-sitte cilt 1,syf.181 deki hadisin mealinde İbraz ibn Sariye (r.a)dediki:Bir gün Rasulullah(s.a.v.)bize namaz kıldırdı,sonra yüzünü cemaate çevirerek çok beliğ çok manidar bir vaazda bulundu öyleki;dinleyenlerin gözleri yaşla kalpleri heyecanla doldu,cematten biri:Ey Allah’ın rasulü sanki bu bir veda konuşmasıdır,bize ne tavsiye ediyorsunuz dedi?Buyurdularki:”Size,Allah’a karşı takvada bulunmanızı ,başınızda bir Habeşli köle olsa bile emrini dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim.Zira sizden hayatta kalanlar benden sonra nice ihtilaflar görecekler.Öyle ise size sünnetimi ve hidayet üzere olan Hulefai Raşidinin sünnetini hatırlatırım,bunlara uyun ve kur’ana dört elle sımsıkı sarılın.Sonradan çıkarılan şeylere karşıda son derece dikkatli ve uyanık olun.Zira(sünnette bulunana zıt olarak)her yeni çıkarılan şey bid’attir,her bid’atte dalalettir(sapıklıktır)”Tirmizi,Ebu Davut. Dinde hiçbir dayanağı olmayan sonradan çıkan her şeye bid’at denmiştir.Bu hadiste mutlak şekilde sonradan ihdas edilen(çıkan),her şey bid’at olarak ifade edilmektedir.Zira Ahmed ibn Hambel’in mürselinde yer alan bir hadis”Yeni bir bid’at ihdas eden her kavm onun bir mislini sünnetten kaldırıyor demektir”buyurur.Buna göre esas,reddedilen bid’at,mevcudu kaldıran bid’attır.İctimai hayatın gelişmesiyle karşımıza çıkan yeni şartların sonucu hasıl olan,ihtiyaçlara cevap veren bid’atlar kaçınılmaz olmuş ve bunlar merdud(red)olamaz denilmiştir.Nitekim rasulullah(s.a.v.)in vefatından sonra Hz.Ebu Bekr,Hz.Ömer,Hz.Osman,Hz.peygamberimiz(a.s.)ın sünnetinde mevcut olmayan tatbikatlara girişmişlerdir.K.Kerim’in kitap haline getirilmesi,takvim ve devlet divanlarının tutulması,hatta rasulullah(a.s.)zamanında bir kısmı 8 rekat cemaatle kılınan bir kısmı münferit kılınan teravih namazının tamamının cemaatle kılınmasını emreden Hz.Ömer bunun bid’at olacağını söyleyenlere :Bu bid’atse ne güzel bid’attır,cevabını vermiştir.Meseleye temas eden İslam alimleri böyle beyanatları göz önünde bulundurarak bid’atı hasene-bid’atı seyyie olmak üzere ikiye ayırmışlardır.Burada hulasa etmek gerekirse;bir bid’at,ya dine muvafık(uyan)ve bir ihtiyacı karşılayan bir şeydirki,buna bid’atı hasene denmiş güzel bulunmuştur.Fakat bir ihtiyacı karşılamayan ,daha önce zaten mevcut olan bir şeyi kaldırarak yerine geçecek olan,bir başka kültürden alınma,yahut beşeri hevaya uyularak yoktan ihdas edilmesiyle(çıkarılan)meydana gelen bid’atler kötü bid’at olarak ortaya çıkmaktadır.Burada benim sizlere bahsetmek istediğim kötü bid’atlar ve hurafeler…Takdir ederseniz iyi bid’atlerdende bahsetmek isterim.Tabiki yazımın tamamını okuduktan sonra yapacağınız yorumlar önemli…Toplumların ortak kültürel ve sosyal derdi olan bu sakat inanışların neşvu nem’a bulmasına,kök salmasına zemin hazırlayan bir çok sebebler vardır.Bunlar:Cehalet,örf-adet,gelenek-görenek,menfi propaganda,çıkar hesapları,kişisel zaaflar,inanç zayıflığı,insanların saf(temiz)inançlarını istismar,dini yanlış anlatma-anlama veya yanlış yorumlama gibi bir çok sebebler hurafe ve batıl anlayışların ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden olan faktölerdir.İnsan fıtratında ister-istemez bir şeye inanmak vardır.İnsan bir bela,musibet,felaket,kaza,hastalık ve sıkıntı anında sığınacak bir merci ve başvuracak bir çare arar.İnsanların bu çaresizlik,acziyet ve zaafını iyi değerlendiren bazı din ve merhamet simsarları insanlarımızın saf(temiz)duygu,inanç vedüşüncelerini istismar etmekte çare diye İslam dininin özüne tamamen zıt olan şeylere teşvik etmekte ve bu yolla menfaat sağlamaktadırlar.İslam dini mahiyeti itibariyle hurafelerle uyuşmaz.Çünkü İslam ilk tebliğ edildiği günden itibaren o günün bozulmuş Arap toplumu içinde en büyük tepkileri bu yüzden almış,Kur’anın beliğ,veciz,aklı düşündürücü olması hurafe ve bozuk inanışları insanların kafasından silerek nura, aydınlığa kavuşturmuştur.Ama peygamberimiz(s.a.v.)invefatına müteakip geçen zaman içinde gerek eski Arap toplumu inanç ve geleneklerinin yeniden (şöyle veya böyle)su yüzüne çıkması,gerekse fetihlerle ulaşılan yeni kültür ortamlarıyla temasa geçilmesi İSRAİLİYYAT(uydurma,yalan haber)denilen rivayetler ister-istemez İslam’ın içine karışmış,bazı kesimler arasında aşırı tutucu bir niteliğe büründüğü zaman ve zeminler olmuştur.Bu durum ise,tarih içinde bir zamanlar gelişmeye (ileri hamlelere)açık olan,çalışmayı,ilim öğrenmeyi,hatta ilk emri okumayı kadın-erkek farz bilen Müslümanları;içine kapanık,çekingen,sinmiş,korkak bir vaziyette görüyoruz.Tabiki burada Yahudi ve Hristiyanların Müslümanların içine nifak tohumlarını saçtığı görülür. Şimdi konumuzla alakalı Türk müslümanının yanlış inanışlarını hurafeleri sırasiyle görelim:1-Salı gününü uğursuzluk sayıp,o gün hiçbir iş yapmamak veya yeni bir işe başlamamak…Bu halk dilinde:SALI İŞ YAPMA SALLANIR diye söylenir.Demircilik ve bakırcılık gibi sanatları makbul görmemek,metre ve teraziyi hiç olmazsa hac’dan sonra eline almamak gibi anlayışlar kavramların yanlış algılanmasından doğan telakkilerdir.Halbuki;İstanbul Salı günü fethedildi.Demircilik ve bakırcılık peygamber mesleği olup,piri Hz.Davut(a.s.)peygamberdir.Tabiki,Müslüman merhametlidir,Müslümanların bu duygularını fırsat bilip nüfuz edilerek ona denmiştirki;demiri kızdırmak ve dövmek ister,böyle işler müslüman işi değil,veya Hak deyince akan sular durur,Müslüman kişi Hac’dan sonra metre ve terazi tutamaz çünkü “doğru tartan 40 yıl yanmış,eğri tartan bilmem kaç yıl yanar “gibi sloganlaşan sözlerde Müslüman kişinin aktif hayatına ket (duygusal pranga)vurulmuş ,geri kalması için sebebler çıkarılmıştır. 2.Kesikbaş,Şahmeran,Devlet,Kadeh,Mercan,Çevirgil,Uhruc,Karınca duaları,Bal tefsiri(te’vili),Şeyh Ahmet vasiyetnamesi,Yıldızname,Uğru Abbas gibi efsane, masal,hayal ürünü ve birçoğu falcılığa dayalı dua broşürleri,kitapçıklar halinde halkımızın içine sokulmuş yine merhamet istismarı olan saçma sapan inanışlardan bahsetmektedir.2a-NİYET MEKTUBU:Besmele ile başlayan broşür halindeki mektup belki çoğunuzun eline hatta e-mail olarakta geçmiş olabilir…Sayın din kardeşlerim.Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun,ben 13 yaşında bir genç kızım ,muzdarip olduğum amansız bir hastalığa tutuldum,doktorların tüm çabalarına rağmen çare bulamadıkları bianda göz yaşlarımı silmeden şehitler şehidi Hz.Hüseyn’in kız kardeşi Zeyneb’in türbesini ziyaret ettim.Uykum sırasında Zeyneb hanım ağzıma su döküp bana Allah’ın izniyle iyi olduğumu müjdeledi ve dediki;başından geçen bu olayı halka yazıp dağıt!size gönderdiğim bu yazıyı çoğaltıp 7 kişiye dağıtmanızı,aksi halde dağıtmayanın bu vebalden kurtulamayacağını söyledi.2b-BAL TE’VİLİ(TEFSİRİ):Bir gün Hz.Ali efendimizin gazadan(savaştan)geldiğinde Hz.Ebu Bekr,Hz.Ömer,Hz.Osman efendilerimiz imamı Ali efendilerimizin hanesine gelip gazanız mübarek olsun ey Allah’ın arslanı dediler.Hz.Ali kalaylı bir tasla bal getirdi ve içinde kara bir kıl vardı…Hz.Ebu Bekr elini uzattı,Hz.Ömer kılı aldırmadı ve dediki;bizler rasulü erkemin vezirleriyiz,belki Fatimetüzzehra rasul bizleri tecrübe için koymuştur,bunu dördümüz te’vil(tefsir)edelim daha münasip olmazmı?dedi…şeklinde devam eden ve Hz. Peygamberimizin de te’vilinden bahsedilen bu bal tefsirinin hadis litarütüründe yeri olmamasına karşılık maalesef halkımız arasında yayıldığını biliyoruz.Yine Suudi Arabistan,Mısır gibi İslam ülkelerinde yayıldığı tesbit edilen ve memleketimize kadar gelen vasiyetname ile ilgili bir tenkit tercümesidir.Sözde; peygamberimizin türbedarı olduğu iddia edilen Şeyh Ahmed denen bu kişi şöyle diyor:Bir cum’a gecesi Kur’an okuyordum,bitirip yatmaya hazırlanırken rasulullah’ı gördüm.Ya Şeyh Ahmed dedi,buyur ya rasulullah dedim.O da insanların(ümmetimin)yaptıkları kötü işlerden dolayı ne Allah’a ne de meleklere karşı yüzüm kalmadı,çünkü bir hafta içinde(geçen cum’a dan bu cum’a ya)kadar 160.000 kişi öldü,ancak bunların hepsi kafir idi dedi ve sonra yapılan kötülükleri saydı,daha sonra kıyamet alametlerinin bazılarından bahsetti.Bu sana Levhu mahfuzdan,kudret kaleminden nakledilmiş vasiyetimdir.Bu vasiyeti kim yazar,bir yerden bir yere ulaştırırsa onun için cennette bir köşk yapılacaktır.Bu vasiyeti yazıp çoğaltmayana şefaatim yoktur.Yazan kimse fakir ise zenginleşir,borçlu ise ödeme imkanı bulur,günahkar ise hem kendisi hem de ana-babası affedilecektir.Bu vasiyeti yazıp dağıtmayan kimsenin yüzünü Allah dünya ve ahrette kara çıkarsın dedi…Şeyh Ahmed üç defa yemin ederek bu vasiyet bir hakikattir,eğer yalanım varsa kafir olayım,inanan cehennem azabından kurtulur,inanmayan kafir olur dedi…gibi devam eden merhamet ve din istismarlığıdır.Aklı selim bir insan için tamamı yalan ve safsata olan bu hurafe bilgiler,broşür,kitapçıklar maalesef halkımız arasında revaç bulmuştur.Yıldızname gibi bilgileri de fal işlerinde kullanan merhamet ve din istismarcıları sözde,sıkıntıları gidermek,gelecekten haber vermek gibi gaybi işlerle uğraşarak kolay kazanç peşinde olan,art niyetli,cahil kimseler tarafından ortaya atılmış maalesef inancı zayıf bilgisiz,şuursuz Müslümanların benimsediği asılsız,zararlı ve dinin aslına uymayan kanaatlerdir.Hatta yeni öğrendiğim bir taktik varki aklım almıyor…senaryo hazır… fal bakma bahanesiyle hırsızlığı okumuştum ama yastık altındaki altınları çalmak için eve girme senaryosu enteresan ;bankadan herhangi bir iş için kredi çeken kişilerin evine girip bu faizli paranızı aklayalım temizleyelim diyen din istismarları türedi aman dikkat...! 3-Dünyanın öküz boynuzu üzerinde durduğu,öküzün kımıldamasıyla yer sarsıntısının,depremlerin meydana geldiği inancı…4-Ay,güneş tutulmasına karşılık gökyüzüne silah atılması inancı…5-Köpek uluması,baykuş ötmesi,göz seyrimesi,el-ayak kaşınması,kulak çınlaması gibi şeylerden hüküm çıkarmak...6-Türbelere,yatır denen yerlere çaput,bez bağlamak,kemik vb…asmak,dinmeyen ağrı ve hastalıkların çaresini dede ve tekkelerde aramak…Muzdarip hastalıklar için hoca geçinen aslında ilmi olmayan din simsarı kişilere muska yazdırmak,cincilik ve büyücülük yapmak... 7-Sıtmaya karşı ağaca bez bağlamak,kurşun dökmek…8-Muskacılık,falcılık,şirinlik yaptırmak… 9-Türbelere kurban adamak,nazarlık takmak,mum yakmak,yatırlardan dua ile meded ummak…10-İki bayram arasında nikahı yasak saymak…11-Başkasının elinden sabun almayı,cum’a günü temizlik yapmayı,bazı rakamları uğursuzluk saymak ...12-Hasta çocuklara değirmen suyu içirmek, 7 ila 41 kişinin tükürüğünden içirtmek veya ayağından alınan tozu yalatmak,göz hastasına kedi-köpeğin su içtiği kaptan yüzü-gözü yıkamak gibi…habis şeylerden şifa beklemek…13-Nazara karşı ;üzerinde nazar boncuğu taşımak veya kapılara nal çakmak,üzerlik denilen pis kokulu bitkiyi kapıya asmak...14-Lohusaların başucuna süpürge,bıçak gibi şeyler koymak,kesilen kurban kanının ev halkının alnına sürmek…15-Arafe günü iğne kullanmayı ölülere zarar verir sanmak…16-Cenaze yıkanan yerde veya evinde ışık yakmak,cenazeden önce eşyalarından kurtulmaya çalışmak,bilhassa günümüzde cenaze sahiplerince mezarlıkta yemek verilmesi yanlıştır,bid’attır.Aslında dinimize göre sünnet olan cenaze sahiplerine taziyet olarak komşuları veya yakınları tarafından evinde yemek ikramı verilir.Birde cenazenin 1.7.40.52.ci gecelerinin kollanması ve özellikle bu gecelerde mevlid okunması ziyafet verilmesi esasen dinde olmayan bir şeyi icat edip dindenmiş gibi kabul etmek olacağından kesinlikle bid’attır.Bir hayr(iyilik)yapılmak isteniyorsa,ziyafet verilmek ve cemiyet tertiplenmek isteniyorsa böyle geceler kollanmayıp rastgele hazırlıklı bir zamanda yapılması gerekir.17-Mecusi(ateşe tapan)inanışı olan 21 mayıs newruz günü kutlamaları, 6 mayıs hıdırellez kutlaması 1 nisan şakalaşma günü ki;Fransa’nın eskiden beri kullandığı takvim,kral ıx.Charles zamanında değiştirilmiş bazı kimseler kralı alaya almak için nisan ayının ilk gününde yalancıktan tebrikleşerek birbirlerini aldatmaya başladılar.Böylece Fransa’da 1 nisan şakaları başlayıp zamanla avrupa’ya yayıldığı gibi maalesef memleketimizede gelip yerleşmiştir.18-Hristiyan inanışı olan hindili,çam ağacı süslemeli noel kutlamaları…19-İçinde bulunduğumuz çağda;modern hurafelerin yayılmasında meydanın da rolü çok büyük olmuştur.Ruh çağıran kadınlar,medyumlar,fal bakanlar,tarot ve burçlardan meded umanlar,yogocular TV.lerin gözde müşterileri olmuşlardır.Medya mütedeyyin(dindar)insanlarımızı yobazlıkla,gericilikle itham ederken;esas yobazlara,gericilere,ilim ve bilimle alakası olmayan bu cahillere fırsat verip sahiplenmektedir.20-Son olarak şu bilgiyi vermek gerekirse;Hanefi,Şafii,Hanbeli,Maliki ve ehli sünnet vel-cemaat hak mezheplerinin dışında kalan mu’tezile,şia,hariciler,kaderiye,cebriye vb.gibi batıl mezheplerin olmasıdır.İslam dinindeki birçok yanlış yorumlamalar bu batıl mezheplerden kaynaklanmıştır.Çünkü bu mezhepler;ehli sünnet imamlarının itikatı dışındaki telakki ve inanışlar ile Allahu teala’nınzatı,vahdetu vucüd ve kader mevzularındaki münakaşalarla inanan insanların kafalarını karıştırarak şüpheye ve inkara giden yolu göstermişlerdir,halbuki iman asla şüphe kaldırmaz.Günümüzde birçok inandım deyipte;Kur’anı Kerim’den her insanın anlayabileceği,sünnete ihtiyaç olmadığı anlayışı,ibadetlerin Türkçe veya anadili ile yapılabileceği gibi iddialar revaç bulmuş,halbuki İslam bilginleri çok iyi bilirki;Kur’an da açıklanmayan bir konuyu peygamberimiz(s.a.v.)izah etmiştir.Abdestin alınış şekli,namazların kılınış şekli,ibadetlere ait özellikler,zaman dilimleri v.b.hadislerle izah edilmiştir.Diyelimki anadili ile namaz kılacak bir kişi onlarca insanın yazdığı meallerden hangisini namazda uygulayacak,birbirini yorum farkıyla tutmayan sözler,hangi müslümanın içi rahat eder.Anlaşılıyorki;kitap satmak,meşhur olmak,fesat çıkarmak dinde reform gibi şöhret olma yolunda çıkar sağlamak,ticari kazanç temin etmek amaçlı bazı zavallıların art(kötü)niyetlerinin de var olduğu anlaşılmaktadır.T.C.Diyanet işleri başkanlığımızın din işleri yüksek kurulu tarafından çeşitli beyan ve kararlarla halkımız aydınlatılmaktadır.Ancak bu konularda bizlerinde dikkatli,uyanık,akıllı ve bilgili olmamız gerekmektedir.Bilgiyi ehlinden öğrenelim.ALLAHU A’LEM(en doğrusunu Allah bilir)SAYGILARIMLA…Mustafa Topçu İmam-Hatip Lapseki-Ç.kale e-mail=mustafatopcu00@hotmail.com
Diyanet İşleri Başkanlığı, il müftülükleri aracılığıyla Türkiye'de yaygın olan hurafelerin tespitine yönelik bir çalışma yaparak, "21. Yüzyıl Türkiye'sinde Hurafeler" adlı kitapçık haline getirdi. Aile: Çocuğun acısının azaltılacağına inanılarak sünnet anında, annesi ve diğer hanımlar tarafından oklava çevirmek, yeni doğan çocuğun dindar olması için göbeği kesilerek cami avlusuna bırakmak. Uğur-uğursuzluk: Yeni gelinin kucağına erkek çocuk verilince çocuğun erkek olacağına inanmak. Ele sabun, makas, bıçak, iğne ve soğan vermenin uğursuzluğuna inanmak. Cenaze: Ölen kişi gelir diye cenaze evini sürekli ışıklandırmak. Cenaze olduğunda dolu olan su kaplarının boşaltılarak, cenaze kaldırıldıktan sonra onları tekrar doldurmak. Misafir: Misafirin arkasından kovayla su dökmek. Adak: Tekke ve türbelerde kurban kesmek, helva dağıtmak, yüz sürmek, bez bağlamak. Baht açılması: Baht açılması için ezan okuyana mendil veya eşarp sallatmak, asma kilit açtırmak. Türbe-yatır: Dileğin kabulü için ağaçlara bez-çaput bağlamak, türbelere adakta bulunmak, türbe ziyaretlerinden şifa beklemek, dilek taşlarına taş yapıştırmak. Türbelerde kurban ve horoz adayıp kesmek, çocuğu olmayanları şeyhe ve türbeye götürmek, muska yazdırmak. 2/15/2009 HZ.İSA VE MEHDİ GELECEKMİ!(HİÇKİMSE BEKLEMESİN)HERKES HZ.MUHAMMED'E TABİ OLSUN, ÇÜNKÜ KURTARICI İSLAM 'DIR.
1/19/2009 TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ !.. O sons of Israel!O descendants of Jacob! The holy scrıpture says to you: "Do not shed blood, do not kıll men, do not steal and do not make mıschıef ın the earth!" You occupıed the Palestıne unjustly, Oppressed and kılled the people. Now you are performıng massacres ın Gaza. You are tryıng to have sovereıgnıty ın the earth eventhough you very well know the owner of the property and earth ıs god almıghty. The penalty of such a tyranny would be very severe hereafter. Now gaza ıs not sleepıng. They are beıng murdered. We are not sleepıng too. O you Israel! If we are not sleepıng tıll the end of thıs brutal occupatıon and barbarıc massacres, Then you wıll not take any confort ın your beds. We wısh the wrath and curse of Allah (Subhanahu Wa Taala)”Türkçesi: Ey Yakub’un torunları ! Kutsal kitap size; yeryüzünde kan dökmeyin, adam öldürmeyin, hırsızlık yapmayın, fesat çıkarmayın diyor. Siz, yıllardır Filistini haksız yere işgal ettiniz, zulmettiniz adam öldürdünüz. bu yetmedi şimdi Gazze’de katliam yapıyorsunuz. Mülkün sahibinin Allah olduğunu bildiğiniz halde yeryüzüne hakim olmaya çalışıyorsunuz. Bunun hesabı Allah katında çok ağırdır. Şu an Gazze uyumuyor. Müslüman halkın çocukları, kızları, gençleri katlediliyor. Bizde uyumuyoruz. Ey İsrail! Bu işgal ve katliam sona erinceye kadar bizler rahat uyumuyorsak sizde yataklarınızda rahat etmeyeceksiniz. Size Allah’ın gazabını diliyoruz. Gitgide dehhâmeleşen Siyonizm zulüm ve istismârının, tarihte bir çok ülkede ve pek çok kereler müşâhede edilegelmiş olduğu sûrette, ciddî aksülamellerle karşılaşması mukadderdir. Üstelik bu defa bu aksülameller Araplara mahsus ve “millî” vasfında değil, âlemşümûl bir karakterde zuhûra gelecektir. Dünyanın globalleşmesi, siyonizme hep fayda sağlayacak değil ya!..Diğer taraftan İsrail’in Kudüs gibi, üç dine âid bir mukaddes toprak üzerindeki ısrarlı iddiası Müslümanlar kadar, Hıristiyanların da bu hususta hareketlenmesine sebep olacaktır. Daha şimdiden, İsrail’in -itibar olarak- dönüşe geçmiş olduğunu söyleyebiliriz. Zira O, bütün insanlığa karşı -adetâ- müşahhas bir husûmet ve nefret hedefi hâline gelmiş bulunmaktadır.Türkiye ise, aksine yeniden büyük bir şahlanışın arefesindedir. |
ZÜMER - AYAsr suresinin meali-:Rahman Rahim Allah'ın adıyle-1,2.Andolsun zamana ki,insan gerçekten ziyan içindedir.3.Ancak,iman edip de salih ameller işleyenler,birbirlerine hakkı tavsiye edenler,birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka%onlar ziyandadeğillerdir.<%>
internetten
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|